Dünyanın önde gelen siber güvenlik şirketlerinden Trend Micro, yapay zekâ çağında artan risklere karşı kurumsal siber güvenlik iş birimini “TrendAI™” markasıyla yenilediğini duyurdu. Düzenlenen basın toplantısında, siber güvenliğin artık sadece olan bitene tepki veren bir yapıdan çıkıp, donanımdan yazılıma kadar tüm yapay zekâ yaşam döngüsünü koruyan proaktif bir ekosisteme dönüştüğü vurgulandı.
Yapay zekânın hayatımızın kaçınılmaz bir parçası haline gelmesi ve uygun maliyetlerle daha uzun süreli kullanılabilir olması, kurumsal benimsemeyi hızlandırırken siber güvenlik ihtiyaçlarını da kökten değiştiriyor. Trend Micro’nun pazardaki lider siber güvenlik satıcısı konumunu güçlendirmek için hayata geçirdiği Trend AI markası, kurumların yapay zekâ altyapısını koruma vizyonunun stratejik bir yansıması olarak öne çıkıyor.
İnovasyon DNA’sında Var: Zafiyetlerin %73’ünü Tespit Eden Güç
Lansmanda bağımsız araştırma kuruluşlarının da doğruladığı üzere yapay zekâ çağının bir “balon” olmadığı ve henüz yeni başladığı ifade edildi. Trend Micro’nun inovasyon geçmişine değinilen etkinlikte; 2017’de bulut platformu güvenliği, 2018’de davranış analizi, 2020’de genişletilmiş tespit ve yanıt (XDR) platformu ve 2022’de saldırı yüzeyi yönetimi adımlarıyla sektöre nasıl öncülük edildiği aktarıldı.
Markaya duyulan güvenin en somut kanıtlarından biri de zafiyet tespit oranları oldu. Paylaşılan verilere göre, dünya genelinde 20 binden fazla araştırmacının katkı sağladığı ZDI (Zero Day Initiative) programı sayesinde, kamuya bildirilen güvenlik açıklarının %73’ü Trend Micro çatısı altındaki ekipler tarafından tespit ediliyor. Bugün Fortune Global 500 listesindeki devlerin TrendAI çözümlerini tercih etmesinin temelinde bu proaktif istihbarat gücü yatıyor.
“Hatalı Uyarılar” Minimize Ediliyor
Siber güvenlik operasyon merkezlerinin (SOC) yaşadığı en büyük zorluklardan biri olan “insan kaynağı bulma sıkıntısı” ve “false positive” (hatalı uyarı) yorgunluğu da TrendAI’ın ana odaklarından biri. Teknolojinin insanın yerine geçmesini değil, insanın işini geliştirmesini hedefleyen platform, otomatize edilmiş “Playbook”lar (oyun planları) sunuyor. Geçtiğimiz yıl platforma eklenen SIEM çözümü sayesinde, sadece Trend Micro ürünlerinden değil, diğer üreticilerden gelen veriler de Vision One içinde korele ediliyor. Böylece yanlış alarmlar en aza indirilirken, ilk müdahale süreleri ve proaktif aksiyonlar hızlanıyor.
Yönetici Baskısı ve “Kill Switch” (Kapatma Tuşu) Paradoksu
TrendAI Dijital Satış Müdürü Aslı Altınay’ın paylaştığı ve dünya genelinde 3.700 karar vericiyi kapsayan araştırma, şirketlerin yaşadığı yönetişim açıklarını gözler önüne serdi:
• Karar vericilerin %64’ü yasal çerçeveler konusunda sınırlı bilgiye sahipken, %50’si yapay zekâ politikalarının henüz hazırlık aşamasında olduğunu belirtiyor.
• Yöneticilerin %67’si, şirketlerinde yapay zekâ kullanımı konusunda yoğun bir baskı hissediyor. Bu baskının temel nedeni; kurum izin verse de vermese de yeni nesil çalışanların yapay zekâyı günlük iş süreçlerine çoktan entegre etmiş olması.
• Yöneticilerin %40’ı, olası bir kriz anında yapay zekâyı tamamen kapatabilme (kill switch) yeteneğine sahip olmak istiyor.
Basın toplantısındaki soru-cevap bölümünde bu duruma açıklık getiren yöneticiler, siber güvenlikte “daha az kaynakla, daha fazla iş” yapmak için yapay zekânın kritik olduğunu; %40’lık kapatma isteğinin aslında bir “görünürlük ve kontrol ihtiyacından” kaynaklandığını belirtti. Yapay zekâyı tek tuşla sistemden tamamen çıkarmanın artık mümkün olmadığı günümüzde, TrendAI’ın asıl görevinin her katmanda şeffaflık sağlayarak “korkuyu güvene dönüştürmek” olduğu vurgulandı.
Karar Mekanizmalarında Şeffaflık ve Hibrit Kontrol
Panel sırasında bir basın mensubunun sorusunu doğrudan bir yapay zekâ botuna hazırlatması ve “Sistemin karar mekanizmalarının şeffaflığı nasıl sağlanacak?” sorusunu yöneltmesi dikkat çekti. TrendAI yetkilileri bu hayati soruyu şu stratejilerle yanıtladı:
Geniş bir sensör ağıyla kurumun her noktasına dokunarak maksimum görünürlük elde ediliyor. Toplanan bu devasa veri yığını Vision One içinde korele edilerek hatalı kararlar engelleniyor. Kurumları tamamen makinelere emanet etmek yerine “Hibrit Kontrol” modeliyle, otomatik sistemlerin yanında manuel müdahale alanları da sunularak sistem kişiselleştiriliyor. Sistem aksiyonları şeffaf bir şekilde raporlanarak denetimlerden geçiriliyor.
Türkiye siber güvenlik pazarı
Etkinlikte dikkat çeken başlıklardan biri de Türkiye siber güvenlik pazarının büyüklüğü ve oyuncuların pazar payı hakkındaki veri eksikliği oldu. Sorumuz üzerine, TrendAI yetkilileri, siber güvenliğin yalnızca uç nokta güvenliğinden ibaret olmayan çok katmanlı yapısı nedeniyle sektörde resmi ve gerçeği tam yansıtan bir pazar payı raporunun yayımlanamadığına dikkat çekti.
Açıklanan verilerin genellikle global bakış açılarını veya üreticilerin kendi beyanlarını yansıttığını belirten yetkililer, sektörün doğası gereği barındırdığı yüksek “gizlilik” ilkesi nedeniyle kesin yüzdeler vermenin güç olduğunu ifade etti. Buna rağmen Trend Micro’nun iki yıl önceki bağımsız bir IDC raporunda “dünyada en çok kullanılan uç nokta güvenlik çözümü” seçildiği hatırlatıldı.





