Türkiye’nin endüstriyel yazılım alanındaki küresel oyuncularından TREX, üretim sahalarında manuel veri girişinden kaynaklanan israfı yapay zeka ile ortadan kaldırmaya hazırlanıyor.
Kurumsal Kaynak Planlama (ERP) sistemlerinin üretim sahalarında yarattığı kör noktalar, sanayiciler için gizli bir maliyet unsuru olmaya devam ediyor. 1997 yılından bu yana endüstriyel yazılım ve donanım çözümleri geliştiren, bugün 3 kıtada 23 ülkeye teknoloji ihraç eden TREX, bu sorunu çözmek için “Bilge Fabrika” konseptini odağına aldı. E-Turquality “Bilişimin Yıldızları” unvanına sahip marka, 12 Mayıs’ta Bursa Hilton Oteli’nde gerçekleştireceği “Fabrikanı Keşfet” etkinliğinde üretim sektörünü bir araya getirecek.
ERP’nin Kör Noktası: Sahadan Uçup Giden Veriler
Geleneksel üretim anlayışında ERP sistemlerinin genellikle muhasebe, fatura, satış ve insan kaynakları gibi departmanlar için çalıştığını, sahanın ise “öksüz” kaldığını belirten TREX Yönetim Kurulu Başkanı İlhan Özdemir, asıl kaybın üretim hattında yaşandığına dikkat çekiyor. İnsan, makine ve sensörlerin ürettiği verilerin anlık olarak kaydedilememesi, “neo-klasik” olarak adlandırılan kağıt-kalem veya sonradan bilgisayara girilen verilerle yönetilmeye çalışılıyor. Ancak veri ERP sistemine ulaşana kadar güncelliğini ve anlamını yitiriyor.
Özdemir, bu gecikmenin yarattığı tahribatı şu sözlerle özetliyor: “Bilgi kaynağında doğar. Makinenin, sensörün hareket ettiği o saniyede veriyi alıp ana orkestrasyona, yani ERP’ye iletemezseniz, geriye dönük maliyet hesaplamaları hep eksik kalır. İşletmeler satışı yapıyor ama gerçekten o işten para kazanıp kazanmadığını ancak iş işten geçtikten sonra görebiliyor.”

İnsan Hataları Milyonlarca Dolarlık İsrafa Yol Açıyor
Toplantıda paylaşılan müşteri deneyimleri, üretim sahalarındaki insan beyanına dayalı hataların şirket bilançolarında açtığı yaraları net bir şekilde ortaya koyuyor. Özellikle otomotiv ve kablo gibi kritik sektörlerde yapılan ufak hatalar, devasa kayıplara dönüşebiliyor:
• Kablo Sektöründe Yanlış Kodlama: Üretilen bir kablonun üzerine insan eliyle girilen 20 karakterlik bir standart numarasındaki tek bir harf hatası, saatte 30-40 kilometre hızla üretilen yüzlerce kilometrelik kablonun fireye ayrılmasına neden oluyor. İhraç edilen ürünün haftalar sonra iade edilmesi; hammadde, enerji, işçilik ve en önemlisi itibar kaybı anlamına geliyor.
• Otomotivde Yanlış Kalıp: Gece vardiyasında operatörün güncel versiyon yerine eski versiyon bir kalıbı makineye bağlaması, on binlerce hatalı parçanın üretilmesiyle sonuçlanabiliyor.
TREX’in geliştirdiği sistemler ise insan beyanını aradan çıkararak, doğrudan makine ve ERP arasındaki köprüyü (TREX Bridge) kuruyor. Yanlış kalıp bağlandığında makine çalışmıyor, yanlış kodlama ihtimali ortadan kalkıyor.
9 Puanlık Verimlilik Artışı, Ciroda %20 Büyüme Demek
Hammadde, enerji ve işçilik maliyetlerinin sürekli dalgalandığı ve işverenin doğrudan müdahale edemediği günümüz ekonomik koşullarında, tek çıkış yolu içerideki israfı engellemekten geçiyor.
İlhan Özdemir’in paylaştığı verilere göre; Türkiye’de sanayi tesislerinde hassas işleme tezgahlarının ortalama kapasite kullanım oranı %45 seviyelerinde kalıyor. Milyarlarca dolarlık makine parkuru aslında atıl bekliyor. TREX sistemlerinin entegrasyonu ile hiçbir ek yatırım yapılmadan bu oran %55-60 bandına çekilebiliyor. Toplam Ekipman Etkinliğinde (OEE) yaşanan sadece 9 puanlık bir artış, aynı hammadde ve aynı işgücüyle şirketin cirosunda %20’lik net bir büyüme anlamına geliyor. Yalın üretim prensipleriyle bu oran %80’lere kadar çıkabiliyor.
Bu verimlilik artışı sadece mikro ölçekte şirketleri değil, enerji ve hammadde ithalatçısı olan Türkiye’nin cari açığının azaltılması açısından makroekonomik bir değer taşıyor.
Sektörün Gözü “Fabrikanı Keşfet” Zirvesinde
Bu kapsamlı dijital dönüşüm vizyonu, 12 Mayıs 2026 Salı günü Bursa’da düzenlenecek etkinlikte endüstri profesyonelleriyle paylaşılacak.
TREX, ürün satmanın ötesinde “çözüm ve deneyim” odaklı kurguladığı bu etkinlikte, bugüne kadar gizli tuttuğu ve üretimde yapay zeka entegrasyonunu en üst seviyeye taşıyacak olan “Factory Intelligence” çözümünün de ilk kez kamuoyu lansmanını gerçekleştirecek. Etkinlik kapsamında ayrıca, sanayicilerin doğru teknoloji partnerlerini bulmasını sağlayacak “Network Channel” ekosistemi de katılımcıların hizmetine sunulacak.
Teşvik Labirenti ve Milyon Dolarlık Bütçe Yanılgısı
Bugün birçok KOBİ, dijitalleşmeyi ulaşılmaz bir hayal olarak görüyor. KOSGEB, Kalkınma Ajansları, TÜBİTAK ve DDX gibi çeşitli kanallardan sunulan teşvik mekanizmalarının, süreçleri kolaylaştırmak yerine yönergeler ve prosedürlerle “kafa karışıklığı” yarattığına dikkat çeken Özdemir, sektördeki temel bir gerçeğin altını çiziyor: “KOBİ’ler dijitalleşmek için milyonlarca dolar harcamaları gerektiğini zannediyor. Asla böyle bir şey yok. Temelde dijital için 3 araç, yalın üretim için 4-5 araç yeterlidir. Devletten teşvik alınmasına bile gerek kalmadan, doğru odaklanmayla bu dönüşüm kendi kendini finanse edebilir.”
Bir Pazar Savaşı
Sanayicinin zihnini bulandıran en büyük etkenlerden biri de küresel güçlerin kavramsal pazarlama stratejileri. İlhan Özdemir, Endüstri 4.0 kavramının doğuşunu tarihsel bir anekdotla açıklıyor:
2010-2011 yıllarında Almanya’nın üretim maliyet endeksi 123 seviyelerindeyken, Çin gibi ülkelerde bu oran çok daha düşüktü. İşçilik maliyetleri altında ezilen Almanya, hem maliyetleri düşürmek hem de kendi otomasyon ve robot teknolojilerini dünyaya satabilmek için “Endüstri 4.0” çağını ilan etti. Bu hamleye karşılık veri ve yazılım gücünü elinde tutan ABD, “Eğer ortada bir veri olacaksa, bu bizim bulut sistemlerimiz üzerinden geçmeli” diyerek IoT (Nesnelerin İnterneti) kavramını sahaya sürdü.
Özdemir’e göre Türk KOBİ’si, bu iki devin teknolojilerini satmak için yarattığı yoğun kavramsal bombardımanın ortasında kalarak asıl meseleyi, yani “basitliği” gözden kaçırdı.





