Küresel sanat piyasasının kulisleri, rekor tabloların görünmeyen hikâyeleri ve yarının mezatları üzerine bir not… New York’ta bir salon. Duvarlarda sessizce ışıldayan tablolar, koltuklarda dünyanın servet haritasını elinde tutan birkaç yüz insan. Müzayedeci çekiç kaldırıyor, rakamlar 100 milyon doları çoktan geçmiş. Son vuruş yapıldığında ekranda şu sayı yanıyor: 236,4 milyon dolar. Satın alınan şey nedir? Bir parça tuval ve boya mı? Yoksa bir yüzyılın acısı, bir imparatorluğun sonu, bir ailenin yok oluş ve kurtuluş hikâyesi mi?...


