ABD’nin yeni gümrük tarifeleri sonrası Türkiye’nin stratejik ticaret konumlanması nasıl olmalı?

Avatar FİKRİ TÜRKEL1 yıl ago12 min

Dünya ticaretindeki dengelerin kaygan zeminde ilerlediği bir dönemde, ABD’nin Türkiye’ye yönelik uyguladığı yeni gümrük tarifeleri sadece ekonomik değil, stratejik ve politik sonuçlar da doğurmuştur. Bu koşullar altında Türkiye’nin ABD ile dış ticaret ilişkilerini yeniden şekillendirmesi, mevcut sorunları çözmesi ve geleceğe yönelik kazanımlar elde etmesi için yenilikçi, dinamik ve çok boyutlu stratejilere ihtiyacı vardır.

Tarife savaşlarından stratejik ortaklıklara geçiş

Son dönemde ABD’nin çelik, tarım ürünleri ve teknoloji alanındaki yüksek tarifeleri, Türk ihracatçılarını ciddi anlamda etkilemiştir. Örneğin, 2023 yılında uygulanan tarifeler nedeniyle soya ithalatı %70 azalarak 500 bin tondan 150 bin tona gerilemiştir. Benzer şekilde, otomotiv ihracatı ABD tarifeleri sebebiyle 2022’de 1,8 milyar dolardan 2023’te 1,3 milyar dolara düşmüştür.

Bu noktada, Türkiye’nin tarifeleri indirmek için yalnızca misilleme yapmak yerine ABD ile daha kapsamlı ve güncellenmiş bir ticaret anlaşması hedeflemesi önem taşımaktadır. Ekonomist Dr. Fatih Özatay’ın vurguladığı gibi, dijital ticaret ve yenilikçi hizmet sektörlerini kapsayan modernize edilmiş bir Ticaret ve Yatırım Çerçeve Anlaşması (TIFA), iki ülke arasındaki ticaret hacmini %15-20 oranında artırabilir.

Screenshot

Tarım ve teknoloji ittifakı

Tarım ürünlerinde yaşanan kriz, biyoteknoloji kısıtlamaları ve tarife dışı engeller gibi sorunlar iki ülke arasında ticari gerilimlerin kaynağıdır. Türkiye’nin DTÖ kurallarına uyumlu, bilim temelli bir biyoteknoloji politikası geliştirerek ABD ile karşılıklı tarım ürünlerinde kota ve anlaşmalar aracılığıyla daha öngörülebilir bir pazar ortamı oluşturması gerekmektedir. Örneğin, 2023’te Türk gümrüklerinde ABD menşeli soya yükünde eser miktarda GDO tespiti nedeniyle 10 milyon dolarlık sevkiyat reddedilmiş, bu durum ticari ilişkilere zarar vermiştir.

Teknoloji alanında ise Türkiye’nin ABD teknoloji şirketleriyle yapay zeka, dijital tarım ve gıda güvenliği gibi alanlarda ortak projeler geliştirmesi hem teknolojik gelişimi hızlandıracak hem de ticari ilişkileri iyileştirecektir. ASELSAN ile NVIDIA arasında askeri yapay zeka projesi gibi girişimler, örnek teşkil edebilir.

Enerji güvenliği ve yenilenebilir kaynaklar

Türkiye’nin yenilenebilir enerji hedefleri ve ABD’nin LNG ihracat kapasitesi, enerji güvenliği bağlamında stratejik bir yakınlaşmaya zemin hazırlamaktadır. ABD, 2023’te Türkiye’ye 4,5 milyon ton LNG ihraç ederek Türkiye’nin enerji ihtiyacının önemli bir kısmını karşılamıştır. Doğu Akdeniz enerji kaynakları konusunda yaşanan bölgesel gerilimler düşünüldüğünde, Türkiye ve ABD’nin enerji iş birliğini artırarak bölgesel istikrarı destekleyecek ortak projeler geliştirmeleri mümkündür.

ABD şirketlerinin Türkiye’deki hidrojen ve hibrit enerji projelerine yatırım yapmaları için gerekli teşvikler sağlanmalı, yerli üretim şartları da ortaklıkları teşvik edecek esnekliğe kavuşturulmalıdır. NextEra Energy’nin Türkiye’deki rüzgar ve güneş projelerine yönelik 500 milyon dolarlık yatırım planı buna örnek olarak gösterilebilir.

Savunma ve dijital alanlarda yeni dönem iş birlikleri

Savunma sektöründe Türkiye’nin uyguladığı yerli üretim teşvikleri, Lockheed Martin gibi ABD firmalarını zorlasa da, bu durum Türkiye için yerli teknolojilerin güçlendirilmesine fırsat sunmuştur. Baykar’ın ürettiği Bayraktar TB2 SİHA’larının ihracatı 2023’te 1 milyar doları aşarak, savunma sanayiinde bağımsızlık ve inovasyonun önemini ortaya koymuştur. Türkiye’nin savunma alanındaki başarısını dijital güvenlik, bulut teknolojileri ve siber güvenlik alanlarına taşıyarak ABD firmalarıyla stratejik iş birlikleri geliştirmesi hem sektörel çeşitliliği artırabilir hem de ticari ilişkileri dengeli bir hale getirebilir. Microsoft’un Türkiye’de kurduğu yerel veri merkezi bu yönde atılan adımlara iyi bir örnektir.

Gümrük Birliği’nin güncellenmesi

Türkiye’nin Avrupa Birliği ile olan Gümrük Birliği anlaşmasının tarımı kapsayacak şekilde güncellenmesi, ABD ile ticari ilişkiler için dolaylı bir pazarlık unsuru yaratabilir. Bu yenileme, ABD şirketlerinin Avrupa ve Türkiye pazarlarına erişimini kolaylaştırırken, Türkiye’ye yönelik tarifelerin azaltılması için bir kaldıraç görevi görebilir. Türkiye’nin 2023 yılında AB ile yaptığı toplam ticaret hacmi 200 milyar doları aşmış olup, gümrük birliğinin güncellenmesi bu rakamı daha da artırabilir.

Screenshot

Geleceğe yönelik öneriler

ABD ile ticari ilişkilerin stratejik olarak yeniden inşası için Türkiye’nin atabileceği yaratıcı adımlar şöyledir:

Bilim Temelli Düzenlemeler: Tarım ve biyoteknoloji alanlarında DTÖ uyumlu politikaların benimsenmesi.

Dijital Ticaret Alanında Reformlar: E-ticarette vergi indirimi ve veri saklama politikalarında esneklik sağlanması.

Teknoloji ve Ar-Ge Ortaklıkları: Yapay zeka, yeşil enerji ve dijital dönüşüm projelerinde ortak yatırım ve inovasyon projeleri.

Enerji Ortaklıkları: LNG, hidrojen enerjisi ve yenilenebilir enerji projelerinde stratejik iş birlikleri ve ortak yatırım fonlarının kurulması.

Yenilikçi bir stratejik ortaklık modeli

Türkiye ve ABD arasında yaşanan ticari gerilimlerin üstesinden gelmek için yenilikçi, esnek ve çok boyutlu bir stratejik ortaklık modeline ihtiyaç vardır. Bu yaklaşım, her iki ülkenin kazanacağı, sürdürülebilir ve dengeli bir ticari ilişkiyi mümkün kılacaktır.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

cafebusinesslogobeyaz-1

Magazine is an iconic design and visual news brand encompassing a venerated magazine, a website, one of the most well-respected online magazine petitions in the industry. Founded in 2017, Magazine seeks to build a dialogue about community by detailing the intersections of culture and society. Magazine focuses on a broad stroke of visual culture today, covering everything.

Etkinlikler

Nisan 2025
P S Ç P C C P
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
282930  

Newsletter

Cafe Business, 2025 © Bütün Hakları Saklıdır.