ABD’nin başlattığı yeni ticaret savaşı, sebzeler ve diğer temel tüketim ürünlerinin fiyatlarının artmasına neden olabilir. Trump yönetimi, ortalama bir Amerikalının bu durumdan etkilenmeyeceğini savunsa da, uzmanlar bu görüşe katılmıyor.
Başkan Donald Trump, Salı gecesi Kongre’ye hitaben yaptığı konuşmada, “Tarifeler, Amerika’yı yeniden zengin ve büyük yapmak için var. Ve bu süreç hızla ilerliyor” dedi. “Biraz rahatsızlık olacak ama bu bizim için sorun değil. Çok fazla olmayacak.”
Ancak piyasaların sert düşüş yaşaması ve S&P 500’ün Trump’ın seçim zaferinden bu yana elde ettiği kazanımları silmesi, ekonomide ciddi endişelere yol açtı. Hazine Bakanı Scott Bessent, bu durumu “yolda bir tümsek” olarak nitelendirdi. Yönetim, şu anda Meksika ve Kanada’dan yapılan ithalatın büyük bölümüne %25, Çin’den gelen mallara ise %20 oranında vergi uyguluyor.
Bessent, Fox News’e verdiği röportajda, Wall Street’teki düşüş hakkında gelen sorulara, “Biz küçük işletmelere ve tüketicilere odaklanıyoruz” yanıtını verdi. Ancak perakendeciler, ticaret grupları ve ekonomistler, tarifelerin yalnızca büyük yatırımcıları değil, sıradan Amerikalıları da olumsuz etkileyeceğini vurguluyor.
Tüketiciler ve İşletmeler İçin Ekonomik Yük Artıyor
ABD Ticaret Odası, tarifelerin doğrudan Amerikalı tüketicilere ekonomik yük getireceğini belirtti ve bazı şirketlerin işten çıkarmalar yapabileceği uyarısında bulundu. New York Federal Rezerv Bankası Başkanı ise tarifelerin ekonomik etkilerinin ağır olacağını vurguladı.
Kansas Üniversitesi Ticaret Savaşı Laboratuvarı Direktörü Prof. Jack Zhang, “Tarifelerin tüketicilere zarar vereceği son derece öngörülebilir bir sonuç” dedi.
Bu vergi yükü, büyük şirketlerin fiyat politikalarına da yansımaya başladı. Best Buy, Acer ve Target gibi perakende devleri, fiyat artışlarını değerlendirirken, Chipotle gibi bazı markalar, maliyetleri kendileri üstlenerek fiyatları sabit tutmaya çalışacaklarını duyurdu. Ancak uzun vadede bu stratejinin sürdürülebilir olmadığı düşünülüyor.
Otomotiv sektöründe de tarifelerin ciddi sonuçları olması bekleniyor. General Motors ve Ford gibi üreticiler, gazla çalışan araçların fiyatlarının 4.000 ila 10.000 dolar arasında artabileceğini, Kanada ve Meksika’dan gelen parçalara sahip elektrikli araçların ise 12.000 dolara kadar daha pahalı hale gelebileceğini öngörüyor. Barclays’in analizine göre, Detroit merkezli otomobil üreticileri fiyat artışı yapmadıkları takdirde kâr marjlarının büyük ölçüde eriyeceği belirtiliyor.
Ticaret Savaşının Tarım Üzerindeki Etkileri
Trump yönetimi, Amerikan çiftçilerini desteklediğini iddia etse de, ticaret savaşının tarım sektörü üzerindeki olumsuz etkileri kaçınılmaz görünüyor. Meksika’dan ithal edilen avokado ve çilek gibi ürünler üzerindeki vergiler, fiyatları artıracak. Çin ise ABD’den ithal edilen tavuk, soya fasulyesi ve mısır gibi tarım ürünlerine karşı misilleme tarifeleri uygulamaya başladı.
ABD Tarım Bakanlığı, Çin’in Amerikan tarım ürünleri için üçüncü en büyük pazar olduğunu ve bu yaptırımların üreticileri olumsuz etkileyeceğini belirtiyor. Trump’ın ilk döneminde başlattığı ticaret savaşı sırasında, hükümetin Çin’e uyguladığı tarifelerin çiftçilere verdiği zararı telafi etmek için 60 milyar dolardan fazla harcama yaptığı biliniyor.
Amerikan Çiftlik Bürosu Federasyonu, Salı günü yaptığı açıklamada, tarifelerin tarım sektöründeki maliyetleri artırarak bazı çiftçileri ekonomik açıdan sürdürülemez bir duruma sürükleyebileceği uyarısında bulundu.
Düşük Gelirliler İçin Daha Büyük Yük
Tarifeler, geriye dönük bir vergi türü olarak işlev görerek, düşük gelirli Amerikalılar üzerinde daha büyük bir mali yük yaratıyor. Prof. Zhang, “Bu zenginlerin başlattığı bir savaş, ancak faturasını yoksullar ödüyor” dedi.
Peterson Uluslararası Ekonomi Enstitüsü’nün yaptığı bir araştırmaya göre, Trump’ın Çin’e uyguladığı %10’luk tarife planının, ortalama bir Amerikan hanesine yıllık 1.200 dolardan fazla ek maliyet getireceği tahmin ediliyor. En zengin %1’lik kesim bu durumu neredeyse hissetmezken, en yoksul Amerikalıların en çok etkilenen grup olacağı öngörülüyor.
Trump’ın eski baş ekonomi danışmanı Gary Cohn, Bloomberg Invest Konferansı’nda yaptığı açıklamada, “Düşük gelirli insanlar kazandıkları maaşın tamamını harcamak zorunda. Daha varlıklı kesim ise gelirlerinin sadece küçük bir kısmını harcıyor. Tarifeler, temel tüketim ürünlerine yansıdığı için en büyük darbeyi düşük ve orta gelirli aileler alıyor” ifadelerini kullandı.
Ticaret Savaşının Uzun Vadeli Etkileri
Tarifeler ne kadar uzun süre yürürlükte kalırsa, şirketler ve genel ekonomi üzerindeki etkileri o kadar büyük olacak. Trump yönetimi, ek gümrük vergileri getirmeye hazırlanırken, küresel tedarik zincirleri üzerindeki baskı da artıyor.
Başkan Trump, çelik, alüminyum, bakır, otomobiller, yarı iletkenler, ilaç, kereste ve tarım ürünlerine ek vergiler getirme fikrini gündeme getirdi. Ayrıca, Avrupa Birliği’ni %25 oranında tarifelerle hedef alabileceğini belirtti.
Beyaz Saray, bu ilk tarife dalgasının Kanada, Meksika ve Çin’den gelen ürünlere yönelik olarak tasarlandığını ve fentanil kaçakçılığına karşı bir önlem olduğunu iddia ediyor. Ancak Trump, ticaret politikasını Amerikan üreticilerini ülke içinde üretim yapmaya teşvik etmek için de kullanıyor.
Uluslararası Ticaret Odası Genel Sekreteri John Denton, bu sürecin kolay olmayacağını belirterek, “Bir politikacının kararıyla tedarik zincirlerini yeniden düzenlemek mümkün değil. Bu ağları inşa etmek yıllar aldı. Küreselleşmenin sona erdiği iddiası bir yanılsamadır; gerçekte sadece şekil değiştiriyor” dedi.
Sonuç olarak, Trump’ın ticaret savaşı, kısa vadede Amerikan tüketicileri ve işletmeler için maliyetleri artırıyor. Uzun vadede ise küresel tedarik zincirlerinde büyük değişimlere yol açarak, ABD ekonomisi için belirsizlikleri artırıyor.





