Türkiye, 1,5 Milyon Ton Makarna İhracatıyla Sektörün Geleceğini Şekillendiriyor

Avatar FİKRİ TÜRKEL6 ay ago14 min

Dünya Makarna Günü, “Gelenekten Geleceğe” temasıyla İstanbul’da başlarken, Uluslararası Makarna Organizasyonu (IPO) Başkanı Carl Zuneli ve Türk sektör temsilcileri, Türkiye’nin hammadde ithalatı yapmadan elde ettiği %289’luk katma değeri ve küresel pazardaki rolünü vurguladı.

İSTANBUL – Küresel makarna endüstrisinin kalbi, 24-25 Ekim 2025 tarihlerinde “Gelenekten Geleceğe” temasıyla İstanbul’da atıyor. Uluslararası Makarna Organizasyonu (IPO) ve Türkiye Makarna Sanayicileri Derneği (TMSD) işbirliğiyle düzenlenen Dünya Makarna Günü etkinliği, Türkiye’nin gıda ekonomisindeki stratejik konumunu bir kez daha tescilledi.

Basın toplantısında konuşan sektör liderleri, Türkiye’nin yaklaşık 3 milyon tonluk üretim kapasitesiyle dünyanın en büyük ikinci üreticisi ve 1,5 milyon tonluk ihracatla en büyük ikinci ihracatçısı olduğunu belirterek, Anadolu’nun “makarnalık buğdayın gen merkezi” olmasının ekonomik bir güce dönüştüğünü vurguladı.

Ekonominin “Altın” Oranı

Etkinliğin açılışında konuşan TMSD Başkanı Aykut Göymen, Türk makarna sektörünün ekonomik başarısının altını çizdi. Türkiye’nin makarnalık durum buğdayı tüketiminin 3,5 milyon ton olduğunu, 2023’te ise 4,2 milyon ton üretim yapıldığını belirten Göymen, “2024’te sadece 50 bin ton olan ithalatımız, 2025’in ilk altı ayında sıfıra indi. Sektörümüz, hammadde ithal etmeden ihracat yapıyor. Ülkeye giren her bir dolar, artı değer yazıyor,” dedi.

Bu katma değer zinciri, ekonomik verilerle de destekleniyor. Araştırmalar, çiftlikten 0,11 dolara alınan makarnalık buğdayın, fabrika çıkış fiyatının 0,35 dolara, son tüketici fiyatının ise 0,70 dolara ulaştığını gösteriyor. Bu durum, tarladan rafa uzanan süreçte yaklaşık %289’luk bir ek değer oluştuğunu ortaya koyuyor.

Sektör temsilcisi Nihat Bey ise makarnanın ekonomik ve sosyal değerine dikkat çekerek, “Dünyanın hiçbir yerinde ortalama 1 dolara dört insanı sağlıkla doyurduğunuz başka bir ürün yok,” ifadesini kullandı.

Antik Buğdaydan İklim Dostu Geleceğe

IPO Başkanı Carl Zuneli, İstanbul’un ev sahipliğinin sembolik önemine değindi. Zuneli, “İstanbul, antik çağın en iyisi ile modernitenin en iyisini temsil ediyor. Tıpkı makarna gibi. Makarna da derin geleneklere sahip, ancak bir kolu da daima inovasyona uzanan bir ürün. Dünya Makarna Günü’nü kutlamak için İstanbul’dan daha iyi bir şehir düşünemiyorum,” dedi.

Bu “Gelenekten Geleceğe” teması, sektörün iki ana direğini oluşturuyor:

1. Gelenek (Hammadde Gücü): Aykut Göymen’in “Anadolu, 12.000 yıllık Göbeklitepe ile durum buğdayının gen merkezidir” sözleriyle vurguladığı tarımsal miras.

2. Gelecek (Sürdürülebilirlik ve İnovasyon): Beslenme Uzmanı Dilara Koçak’ın belirttiği gibi, makarnanın düşük karbon ve su ayak izi ile “iklim dostu” bir besin olması. Ayrıca, Zuneli’nin işaret ettiği “kolaylık” ve “yeni mutfaklara merak” trendlerine uygun olarak, makarnanın sağlıklı ve modern öğünler için bir “baz” oluşturması.

Küresel Ticarette Fırsatlar ve Engeller

Etkinlik, sadece gastronomik bir kutlama değil, aynı zamanda küresel ticaret stratejilerinin konuşulduğu bir forum niteliğinde. Sektörün önündeki en büyük zorluk ise korumacı ticaret engelleri.

Carl Zuneli, hem İtalyan hem de Türk üreticilerin ABD pazarında karşılaştığı anti-damping vergilerine değinerek, “Oyun alanının eşit olması gerektiğine inanıyorum. Damping’e yer yoktur, ancak bir iddia da kanıt demek değildir. Adil bir rekabet ortamı şart,” dedi. Aykut Göymen de Türk makarnasına ABD’nin yaklaşık %75 vergi uyguladığını, Avrupa Birliği’nin ise 20.000 tonluk kota sonrası ton başına 220 Euro vergi koyduğunu ekledi.

Buna rağmen Zuneli, makarnanın birleştirici gücünü vurgulayarak, “Makarnanın sınırı yoktur. Masa etrafında bir yemeği paylaştığımızda kültürel, politik ve ekonomik engeller ortadan kalkar,” dedi.

İstanbul’daki bu zirve, Türkiye’nin tarımsal mirasını ve sanayi gücünü birleştirerek, makarna sektörünü “ulusal stratejik bir değere” dönüştürme ve küresel gıda tedarik zincirindeki yerini sağlamlaştırma kararlılığını gösteriyor.

Türkiye’de Makarna Tüketiminin Sosyoekonomik Konumu ve Gelişimi 

Türk hanelerinde makarna, düşük maliyetli, kolay saklanabilir ve tok tutucu bir gıda olarak sosyoekonomik açıdan önem kazanmıştır. Özellikle kriz dönemlerinde tüketim artışı dikkat çekmiştir. Covid-19’un ilk haftasında kolonya, sirke, bakliyat ve makarna gibi temel gıdalarda stoklama davranışı gözlenmiş, makarna “ileri stoklanma” tepki kategorisinde yer almıştır . 2020 yılında Makarna Sanayicileri Derneği verilerine göre kişi başı yıllık makarna tüketimi bir önceki yıla göre %25 artarak 8,2 kg’ye çıkmıştır . Bu dönemde tüketiciler makarnayı kolay saklanabilir, sağlıklı ve ekonomik bir ürün olarak tercih etmiş ; “tüketicilerin bu zor dönemde makarnayı kolay saklanabilir, sağlıklı, pişirilmesi kolay” bir gıda olarak öne çıkardıkları belirtilmiştir . Öte yandan 2001 ekonomik krizinde makarna tüketimi düşmüş (kişi başı 5.2 kg’den 4 kg’a gerilemiş) tir. Böylece makarna, tüketim alışkanlıkları açısından tarihsel olarak krizlere karşı bazen dalgalı tepkiler vermiş, ancak özellikle son yıllarda krizlere direnç sembolü haline gelmiştir. Araştırmalar, makarnayı raf ömrünün uzunluğu, uygun fiyatı ve pratikliğiyle evrensel bir gıda olarak tanımlamaktadır . 2019 verilerinde Türkiye’de kişi başı yıllık makarna tüketimi ortalama 11,95 kg olarak tespit edilmiştir . Makarna böylelikle nüfusa göre hâlen gelişebilecek potansiyele sahiptir.

FMCG Harcamalarında Makarna Payı

Ipsos Hane Panel verilerine göre haneler her 100 TL’lik harcamanın yaklaşık 83 TL’sini gıda-içecek kalemlerine ayırmaktadır . Bu çerçevede, makarna gibi temel gıda kategorilerinin hane harcamalarında aldığı pay nispeten düşük kalmaya devam etmiştir. 2024’te hanelerde et, atıştırmalıklar ve içeceklerde miktar artışı görülürken; çay, süt, beyaz et, bakliyat ve makarna gibi temel gıda gruplarında miktar artışı ya çok sınırlı kalmış ya da görülmemiştir . TÜİK verilerine göre de tüketim sepetinde makarnanın ağırlığı %0,15’ten %0,16’ya hafifçe yükselmiştir . Yani pandemi sonrası dönemde fiyat artışları hane bazlı giderleri zorlasa da, makarnanın sepet içindeki nispi payı çok büyük değişim göstermemiştir. Öte yandan, pandemi döneminde evde yemek yapımının artmasıyla hazır yemekler ve hazır soslar gibi kategorilerde talep artışı kaydedilmiştir . Günümüzde makarna, bisküvi, süt, peynir gibi hızlı tüketim ürünleri içinde satın alım hacmi ve erişim sıklığı en yüksek beş kategori arasındadır ; bu da yüksek penetrasyonuna işaret etmektedir. Ancak temel gıdaların ağırlığı sabit kalırken, atıştırmalıklar veya ithal et ürünleri gibi kategorilere yönelim sürmektedir.

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

cafebusinesslogobeyaz-1

Magazine is an iconic design and visual news brand encompassing a venerated magazine, a website, one of the most well-respected online magazine petitions in the industry. Founded in 2017, Magazine seeks to build a dialogue about community by detailing the intersections of culture and society. Magazine focuses on a broad stroke of visual culture today, covering everything.

Etkinlikler

Ekim 2025
P S Ç P C C P
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  

Newsletter

Cafe Business, 2025 © Bütün Hakları Saklıdır.