Küresel sürdürülebilirlik çabalarının 2030 yılına kadar belirlenen hedeflere ulaşmada yetersiz kalacağına dair yeni bir araştırma, Birleşmiş Milletler’in (BM) 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi’nin (SKH) hiçbir ülke tarafından tam anlamıyla karşılanamayacağını ortaya koydu. Universidad Nacional Autónoma de México’dan (UNAM) araştırmacı Alberto García-Rodríguez ve ekibi tarafından yürütülen ve PLOS One dergisinde yayımlanan çalışma, sürdürülebilir kalkınma süreçlerini etkileyen karmaşık ilişkileri ortaya koyarak, ülkelerin karşılaştığı yapısal engellere dikkat çekiyor.
İklim Krizi ve Küresel Eşitsizlikler Hedefleri Tehdit Ediyor
2015 yılında BM üyesi ülkeler, dünyadaki çevresel ve toplumsal sorunları çözmek için yoksulluğun ortadan kaldırılması, iklim değişikliğiyle mücadele, cinsiyet eşitliği ve kaliteli eğitim gibi 17 kalkınma hedefini içeren bir yol haritası belirlemişti. Ancak, COVID-19 pandemisi, artan küresel eşitsizlikler, silahlı çatışmalar ve iklim krizinin derinleşmesi gibi faktörler bu hedeflere ulaşmayı ciddi şekilde zorlaştırdı.
Araştırma, 107 ülkenin Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ndeki ilerlemesini ve GSYİH (Gayri Safi Yurtiçi Hasıla) verilerini 20 yılı aşkın bir süre boyunca analiz ederek, makine öğrenimi araçlarıyla küresel eğilimleri inceledi. Elde edilen bulgular, bazı hedefler arasında olumlu bir sinerji olduğunu, bazılarının ise birbirine ters düştüğünü gösteriyor.
İklim Eylemi ve Ekonomik Model Çatışıyor
Araştırmaya göre, iklim eylemi (SKH 13) ve sorumlu üretim ve tüketim (SKH 12) gibi hedefler birbirini destekliyor ancak mevcut ekonomik sistem bu hedeflerle uyumlu değil. Araştırmacılar, küresel üretim ve tüketim modellerinin sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle çeliştiğini ve bu nedenle hedeflere ulaşmanın zorlaştığını vurguluyor.
Öte yandan, yoksulluğun ortadan kaldırılması (SKH 1) hedefi, diğer birçok hedefle sinerjik bir ilişki içinde. Ancak, düşük GSYİH’ye sahip ülkelerde ilerlemenin oldukça yavaş olduğu tespit edildi.
Afrika ve Asya’da İklim Eylemi Daha İleri Ama Yoksulluk Sorunu Derinleşiyor
Araştırmada, Afrika ve Asya ülkelerinin ekonomik göstergelerine bakıldığında iklim eylemi ve sorumlu tüketim konularında en iyi ilerlemeyi kaydettikleri görülüyor. Buna karşın, yoksulluk, cinsiyet eşitliği ve sağlık gibi alanlarda en düşük performansa sahipler.
Araştırmacılar, bu sonuçların bölge bazlı farklı yaklaşımlar geliştirilmesi gerektiğini gösterdiğini belirtiyor. Küresel hedeflere ulaşabilmek için bütüncül ve sistemik bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğine dikkat çeken bilim insanları, sürdürülebilir kalkınma sürecinin ülkelerin sosyoekonomik ve kültürel yapılarıyla daha uyumlu hale getirilmesi gerektiğini savunuyor.
Araştırmacılar: Acil Eylem Gerekli
Çalışmayı yürüten bilim insanları, sürdürülebilir bir gelecek için küresel sistemin yeniden yapılandırılması gerektiğini vurguluyor. Araştırmanın yazarlarından biri olan Alberto García-Rodríguez, mevcut durum hakkında şu değerlendirmeyi yapıyor:
“Mevcut küresel üretim ve tüketim modelleri, sürdürülebilir kalkınma hedeflerimizle uyumlu değil. Eğer gerçekten daha iyi bir geleceğe ulaşmayı hedefliyorsak, uluslararası düzeyde koordineli ve hızlı bir şekilde harekete geçmeliyiz.”
Not: Araştırma, PLOS One dergisinde yayımlandı ve ücretsiz olarak erişime açık. Makaleye ulaşmak için şu bağlantıyı kullanabilirsiniz: https://plos.io/43b9saS





