Bilim insanları, yaşlanan nüfusun hastalık yükünü artıracağı konusunda uyarıyor.
Dünya genelinde en hızlı yaygınlaşan nörolojik hastalıklardan biri olan Parkinson, önümüzdeki yıllarda küresel sağlık sistemleri için daha büyük bir sorun haline gelecek. BMJ’de yayımlanan yeni bir araştırmaya göre, 2050 yılına kadar Parkinson hastası sayısının 25,2 milyona ulaşması bekleniyor. Bu, 2021’e kıyasla %111’lik büyük bir artış anlamına geliyor.
Parkinson Vakalarındaki Artışın Nedeni Nedir?
Bilim insanları, hastalık yükündeki bu yükselişin en büyük sebebinin nüfusun yaşlanması olduğunu belirtiyor. Çalışmaya göre, artışın %89’u yaşlanan nüfusa, %20’si ise dünya genelindeki nüfus artışına bağlı olacak. Özellikle Doğu Asya ve Güney Asya’da Parkinson hastalığının yaygınlığı daha fazla olacak.
Araştırmacılar, Parkinson’un en yaygın olduğu bölgelerin Doğu Asya (10,9 milyon vaka) ve Güney Asya (6,8 milyon vaka) olacağını tahmin ediyor. En az vaka ise Okyanusya ve Avustralasya bölgelerinde görülecek. En hızlı artışın Batı Sahra Altı Afrika’da yaşanması (%292), en küçük artışın ise Orta ve Doğu Avrupa’da görülmesi (%28) bekleniyor.
Kimler Daha Fazla Risk Altında?
Araştırma sonuçlarına göre, 80 yaş üstü bireyler en yüksek hastalık yaygınlığına sahip olacak. 2021 yılında erkeklerin kadınlara oranı 1,46 iken, 2050’de bu farkın 1,64’e çıkması bekleniyor. Yani Parkinson hastalığı erkeklerde daha sık görülecek.
Fiziksel Aktivite Koruyucu Olabilir
Araştırmacılar, fiziksel aktivitenin artırılmasının gelecekte Parkinson vakalarını azaltabileceğini vurguluyor. Ancak sigarayı bırakmanın hastalığın yaygınlığını artırabileceğine dikkat çekiyorlar. Bunun nedeni, bazı araştırmaların nikotinin Parkinson’a karşı kısmi koruyucu etkisi olabileceğini öne sürmesi. Yine de uzmanlar, bu tür tahminlerin dikkatli bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Yeni Tedavi Yöntemleri Geliştirilmeli
Araştırmacılar, Parkinson hastalığına karşı daha etkili ilaçlar, gen mühendisliği teknikleri ve hücre replasman tedavileri geliştirilmesi gerektiğini vurguluyor. Bu sayede, hastalığın ilerleyişinin yavaşlatılması ve yaşam kalitesinin artırılması mümkün olabilir.
Bu modelleme çalışması, sağlık politikaları ve kaynak planlaması açısından kritik bilgiler sunsa da, bazı veri eksiklikleri ve hastalığın etnik gruplardaki dağılımı gibi bilinmeyen faktörlernedeniyle tahminlerin dikkatli yorumlanması gerektiği belirtiliyor. Uzmanlar, gelecekte daha gelişmiş analiz yöntemlerinin kullanılmasıyla daha doğru öngörüler yapılabileceğini ifade ediyor.
Parkinson hastalığının gelecekteki etkilerini azaltmak için erken teşhis, sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri ve yeni tedavi yöntemleri üzerinde çalışmalar hız kazanmalı.





